2026

Azerbaycan'daki Yahudi cemaatinin Ermeni karşıtı faaliyetler yürüten lideri: Zamir İsayev

2026-06-29

Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarında yaşayan çeşitli Yahudi etnik alt grupları (Aşkenazlar, Sefaradlar, Mizrahiler, Dağ Yahudileri ve Gürcü Yahudileri) arasında Sefarad topluluğu özel bir ilgi konusu oluşturmaktadır. Topluluğun lideri Haham Zamir İsayev'dir. İsayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın İsrail ve ABD'deki "özel temsilcisi" olarak nitelendirilebilir. Kendisi bu ülkelere sık sık seyahat etmekte ve öncelikle Bakü'nün, ancak ondan sonra Yahudi cemaatinin çıkarlarını temsil etmektedir.

İsayev hakkında, "Bakü diktatörü Aliyev II'nin suç teşkil eden talimatlarını yerine getiren yozlaşmış bir provokatör", rüşvetçi, dolandırıcı, takipçisi bulunmayan yapılar aracılığıyla devlet kaynaklarını ve bağışları kötüye kullanan biri olduğuna dair çok sayıda tartışmalı iddia bulunmasına rağmen, Azerbaycan'ın iç siyasetinde ve özellikle dış ilişkilerinde oynadığı rol açıktır.

Yahudi halkı için Azerbaycan'ı "en güvenli yer" olarak nitelendiren bu ismin sunduğu hizmetlerden Azerbaycan yönetiminin açıkça memnun olduğu görülmektedir. Bakü'de kendisine özellikle "sözde Azerbaycan gerçeğini, çok kültürlü değerleri ve zengin kültürel mirası uluslararası kamuoyuna tanıtması, ayrıca Azerbaycanlıların birliğinin güçlendirilmesine katkı sağlaması" nedeniyle teşekkür edilmektedir. Çeşitli Yahudi kuruluşları da esas itibarıyla İsayev'in Azerbaycan'daki Yahudi yaşamındaki ve İsrail-Azerbaycan ilişkilerindeki rolünü yüksek takdirle değerlendirmektedir.

İsrail makamları ise İsayev'in yalnızca Azerbaycan ile stratejik ilişkilerin geliştirilmesindeki rolünü değil, aynı zamanda Azerbaycan'ın "İbrahim Anlaşmaları"na taraf yapılmasına yönelik çalışmalardaki katkısını da önemli görmektedir.

Zamir İsayev, Azerbaycan'da düzenlenen ülke çapındaki seçimlerde Aliyev yönetimine destek verilmesi sürecinde de aktif rol oynamaktadır. Toplum lideri konumunu kullanarak, Azerbaycan Yahudilerinin yaşadığı bölgelerde görevdeki cumhurbaşkanının seçim kampanyalarında yönlendirici bir işlev üstlenmektedir. İsayev, sürekli olarak İlham Aliyev'i ve onun Yahudi toplumuna yönelik tutumunu övmekte; ayrıca Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın yedek fonundan ülkedeki Yahudi cemaatlerine mali destek sağlandığını özellikle vurgulamaktadır.

Zamir İsayev aynı zamanda Gürcü Yahudi topluluğunun lideri, Bakü Yahudi Okulu'nun müdürü, Azerbaycan'da faaliyet gösteren Yahudi insani yardım kuruluşu "Avrupa Yahudi mirası rotası"nın başkan yardımcısı, Amerikan Yahudi Yardım Kuruluşu'nun Azerbaycan temsilcisi, Yahudi "Vaad Le-Hatzala" örgütünün Azerbaycan şube başkan yardımcısı ve merkezi New York'ta bulunan, Tiflis ile Bakü'de temsilcilikleri olan "Vaad L'hatzolas Nidchei Yisroel" kuruluşunun Bakü koordinatörüdür.

2024 yılında Zamir İsayev, İsrail Cumhurbaşkanı İsak Herzog'un öncülük ettiği "Dünya Yahudi Konseyi"nin 150 üyesinden biri olmuş, ve bu görev kapsamında antisemitizmle mücadele etme ve Yahudiler hakkında olumlu diyaloğu teşvik etme misyonunu üstlenmiştir.

2024 yılında Bakü'de düzenlenen uluslararası iklim konferansı COP29 çerçevesinde İsayev, dünyanın çeşitli ülkelerinden Yahudi toplum liderlerinin katıldığı toplantıya da başkanlık etmiş ve konukları Bakü ile Kuba (Quba) bölgesindeki Yahudi topluluklarıyla tanıştırmıştır. Bu toplantının ardından, İsayev'in girişimi ve liderliğiyle dinî liderlerin katıldığı yıllık bir konferans oluşturulmuştur. 2025 yılında Bakü'de düzenlenen ikinci konferans sırasında da İsayev, Azerbaycan yönetimini ve bizzat İlham Aliyev'i yeniden övmüş ve Azerbaycan'ın "hoşgörülü, çok kültürlü ve dinler arası uyum konusunda uluslararası düzeyde tanınan konumunu" özellikle vurgulamıştır.

Yahudi toplumunun lideri, Ermeni karşıtı faaliyetleriyle de birçok kez gündeme gelmiştir. İsayev, Ermenileri 1918-1920 yılları arasında yaklaşık 3 bin Dağ Yahudisini ve yaklaşık 50 bin Azerbaycanlıyı öldürmekle suçlamıştır. Bakü'de doğan, İsrail'de büyüyen ve İsrail ordusunda görev yapan İsayev, "Bir Yahudi olarak İsrail benim ülkemdir. Bir Azerbaycanlı olarak ise Azerbaycan benim ülkemdir" demiştir.

Artsakh'ın Azerbaycan tarafından ele geçirilmesinin ardından İsayev, Artsakh'ı ziyaret etmiş ve savaşa kendi cemaatinden kişilerin de katılmış olmasından gurur duyduğunu ifade etmiştir. Kuşkusuz, onun Aras Nehri kıyısındaki bölgede gerçekleştirdiği gezi, bu alanlardaki genel faaliyetleri dikkate alındığında yalnızca Ermeni karşıtı değil, aynı zamanda İran karşıtı bir adım olarak da değerlendirilebilir. Ayrıca İsayev, Ermeni karşıtı ve İran karşıtı politikaları çerçevesinde yalnızca Azerbaycan'daki diğer Yahudi topluluklarını ve İsrail, ABD, Avrupa ile diğer bölgelerdeki haham meslektaşlarını değil, aynı zamanda Yahudi veya İsrail yanlısı siyasetçileri ve kuruluşları da bu faaliyetlere dâhil etmeye ve kendi amaçları doğrultusunda seferber etmeye çalışmaktadır.

İsayev, çeşitli vesilelerle 1993 yılından sonra Ermeni kontrolü altında bulunan bölgelerde, iddiasına göre, "Ermeniler tarafından gerçekleştirilen yıkımlara" da değinmiştir. Onun gündemindeki başlıca konulardan biri de sözde "Hocalı olayları" olmuştur. Bu konuda çeşitli etkinlikler düzenlemiş, makaleler kaleme almış ve bu olayları, 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas militanlarının İsrail'e düzenlediği saldırıyla kıyaslamıştır. Aynı İsayev, Bakü'nün resmî Ermeni karşıtı söylemine katılarak Ermenistan'ı mayınlı arazilerin haritalarını teslim etmemekle suçlamış ve uluslararası toplumu Ermenistan'ı sorumlu tutmaya çağırmıştır.

Zamir İsayev, Aralık 2022'den itibaren Artsakh'ı Ermenistan Cumhuriyeti'ne bağlayan tek ulaşım yolu olan Berdzor  Koridoru'nu kapatan ve fiilen 120 binden fazla Ermeninin kuşatma altında kalmasına yol açan, sözde "çevreci" grupların arasında da görülmüştür.

İsayev'in, Aliyev'in Artsakh'a yönelik askerî operasyonlarını haklı gösteren açıklamaları, Eylül 2023'te gerçekleştirilen geniş çaplı saldırının ardından da devam etmiştir. 6 Ekim'de Azerbaycan Yahudi toplumunun lideri, Ermenistan'da yaşayan Yahudilere ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulunmuş (çok geç olmadan ayrılın) ve bu konuda yardım etmeyi dahi teklif etmiştir. İsayev, bu çağrısını Ermenilerin İsrail'i, Azerbaycan'ın Artsakh Ermenilerine karşı etnik temizlik politikası yürütmesine destek vermekle suçlamalarına ve bu atmosfer nedeniyle 2023 sonbaharında Yerevan'daki sinagoga saldırı düzenlenmiş olmasına dayandırmıştır. Olaya ilişkin değerlendirmesinde haham, Azerbaycan'ın Oğuz kentindeki sinagogun kapısının geceleri bile kilitlenmediğini belirterek, bu konuda Ermenistan'ın Azerbaycan'dan öğreneceği şeyler olduğunu ifade etmiştir.

Yerevan'daki Yahudi sinagogu ile Ermenistan'da yaşayan Yahudilerin "akıbeti" konusunda büyük endişe duyduğunu dile getiren İsayev, daha sonra 2023 sonbaharına kadar Azerbaycan Yahudilerinin Ermenistan Yahudileri hakkında herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını ve onlarla hiçbir temaslarının bulunmadığını da itiraf etmiştir.

Çalışma odasında, başının hemen üzerinde Artsakh'ın Ermeni nüfusuna yönelik saldırganlık ve etnik temizlik politikası yürütmekle suçlanan İlham Aliyev'in fotoğrafını bulunduran İsayev, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Azerbaycan'ı din özgürlüğü ihlalleriyle öne çıkan ülkeler arasında sınıflandırma kararına da tepki göstermiştir. Azerbaycan ve Amerikan Yahudi toplulukları adına yaptığı açıklamada, Washington'un bu kararla Azerbaycan'ın uluslararası itibarını zedelemeyi amaçladığını ve tüm bunların arkasında Ermeni lobisinin bulunduğunu ileri sürmüştür.

Zamir İsayev, dikkatini New York Belediye Başkanı'nın faaliyetlerine de yöneltmiştir. Zohran Mamdani, 24 Nisan 2026'da Ermeni Soykırımı'nın 111. yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Osmanlı İmparatorluğu tarafından bugünkü Türkiye, Suriye ve Ermenistan topraklarında öldürülen 1,5 milyon Ermeniyi anmıştır. Belediye Başkanı mesajında ayrıca 2020 yılında Azerbaycan ve Türkiye'nin Artsakh'a yönelik saldırısına ve 2023 yılında 100 binden fazla Ermeninin Artsakh'tan zorla göç ettirilmesine değinerek, Azerbaycan ile Türkiye'nin 100 yılı aşkın süre önce başlattıkları soykırım kampanyasını sürdürdüklerini ileri sürmüştür.

Bakü'den yapılan resmi açıklamalara ve sözde sivil toplum kuruluşlarının söylemlerine katılan Yahudi toplumunun lideri, New York Belediye Başkanı'nın açıklamasını "asılsız, provokatif ve barışa zarar veren" bir açıklama olarak nitelendirmiştir.

Kuşkusuz, İsayev açısından Ermeni karşıtlığı öncelikli bir konudur. Ancak New York Belediye Başkanı'na yönelik tutumunun yalnızca bununla sınırlı olmadığı da söylenebilir. Hindistan kökenli ve Müslüman olan Zohran Mamdani, İsrail'in Filistinli Müslümanlara yönelik eylemlerini birçok kez kınamıştır.

İsayev, kamuoyuna açık konuşmalarında Azerbaycan, İsrail ve ABD arasındaki "varoluşsal bağın" güçlendirilmesi misyonunu üstlendiğini ifade etmektedir. ABD'deki Yahudi topluluklarıyla temaslarında, Azerbaycan Sefarad Yahudi cemaatinin lideri olarak Washington'un Azerbaycan'ı dış tehditlere karşı desteklemesinin önemini vurgulamış ve "Azerbaycan karşıtı tutum sergileyen Kongre üyelerini kendi saflarına çekmek için çalışılması" çağrısında bulunarak olumsuz yaklaşımın yumuşatılmasını istemiştir.

İran'ın Tebriz kentini "Azerbaycanlılar için tarihî bir şehir" olarak nitelendiren bu isim, başka ülkelerde ve uluslararası platformlarda da İran'ı eleştirmiş ve İran'ın Azerbaycan sınırı boyunca gerçekleştirdiği askerî tatbikatları provokasyon olarak değerlendirmiştir. Ona göre Kanada ve diğer Batılı ülkeler, İran'a karşı Azerbaycan'ı desteklemelidir.

İsayev'in İran karşıtı tutumu, İsrail'in çıkarlarına hizmet etme yönündeki faaliyetleriyle ilişkilendirilebilirken; Ermeni karşıtı tutumunun ise Azerbaycan yönetimi ve bizzat İlham Aliyev ile kurduğu karşılıklı ilişkiye dayandığı ileri sürülmektedir. İsayev, Azerbaycan'da düzenlenen önemli etkinliklerde aktif rol almakta; ülkede önemli bir etki ve itibara sahip bulunmaktadır. Metnin değerlendirmesine göre, Ermeni karşıtı söylemleri ile uluslararası platformlarda Azerbaycan'ın ve Cumhurbaşkanı'nın itibarını yükseltme çabalarının karşılığında hahamın önemli ölçüde ödüllendirildiği öne sürülmektedir.

Ruhani kimliğini geri planda bıraktığı ileri sürülen İsayev'in, metnin değerlendirmesine göre, bir din adamından ziyade Azerbaycan'ın siyasi ve propaganda çevrelerinin ücretli bir temsilcisi gibi hareket ettiği, ayrıca din adamına yakışmayacak bir tutum sergileyerek aşırı Ermeni karşıtı fikirler yaydığı iddia edilmektedir.

Subscribe to our channel on Telegram