2026

Dağıstan'da Azerbaycan'ın «yumuşak işgali»

2026-01-07

Rusya Federasyonu'na bağlı Dağıstan Cumhuriyeti üzerindeki Azerbaycan çıkarlarının yüz yılı aşan bir tarihi bulunmaktadır. 1917 yılında, Transkafkasya hükümetinin Müslüman (Tatar) fraksiyonunun liderleri, Kuzey Kafkasya'daki Müslüman devlet yapılarının Transkafkasya'ya katılması meselesini çeşitli düzeylerde defalarca gündeme taşıdı. 20 Ocak 1921'de, Dağıstan ÖSSC kurularak Samur Nehri üzerinden geçen idari sınırlarla Azerbaycan SSC'den ayrıldı.

Dağıstan'a her zaman ilgi gösteren bir diğer güç olan Türkiye, buradaki Sünni Müslüman nüfus çoğunluğuna dayanmaktadır ve İran ise, Pers hakimiyetinin halefi sıfatıyla bu toprakları 1813 Gülistan Antlaşması ile Rusya'ya terk etmiştir. Azerbaycan, Dağıstan ile doğrudan komşuluğundan, bölgenin etnik yapısının kendine özgü niteliklerinden ve su kaynakları yönetimindeki avantajlı konumundan yararlanarak, Dağıstan toplumsal, ekonomik ve siyasi yaşamına kayda değer ölçüde nüfuz etmeyi başarmıştır.

Türkiye ve İran'ın Dağıstan'a olan ilgisi göz önüne alındığında, Moskova'nın diğerlerine karşı ve kendi stratejik çıkarları doğrultusunda, Azerbaycan'ın bölgedeki nüfuzunun genişlemesine görünürde onay verdiği değerlendirilebilir. Bakü de bundan yararlanarak, bölgedeki Azerbaycan nüfusunun varlığını, Sovyet döneminde serbestçe geliş-gidişin yarattığı bağları ve mali-ekonomik ile kültürel araçları kullanmak suretiyle, Dağıstan'ın güney ilçeleri üzerinde toprak iddialarını dile getirmektedir.

Dağıstan'da yaklaşık 130 bin Azerbaycanlı yaşamaktadır. Azerbaycan sınırına yakın konumuyla Bakü tarafından "Azerbaycan şehri" ilan edilen Derbent'te, nüfusun neredeyse üçte biri Azerbaycanlılardan oluşmaktadır. Ne var ki bu rakamlar görecelidir, zira bilindiği üzere Sovyet Dağıstanı'nda yaşayan tüm Türkçe konuşanlar Azerbaycanlı olarak tanımlanmıştır.

Dağıstanlı Azerbaycanlıların diğer etnik gruplara kıyasla bir dizi avantajı bulunmaktadır. Azerbaycanlı ders kitaplarıyla eğitim görmektedirler, oysa Azerbaycan topraklarında yaşayan Lezgiler, Avarlar ve diğerlerine Bakü, her türlü özerklikten yoksun bırakan asimilasyon politikası uygulamaktadır.

Tanıklıklara göre, Dağıstan'ın devlet kurumlarında eski Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in portresine ve Azerbaycan bayrağına sıkça rastlanabilmektedir. Dağıstan'ın çeşitli yerleşim yerlerinde Azerbaycanlı (ya da öyle tanımlanan) şahsiyetlerin heykellerinin dikilmesi, kurumların onların adıyla anılması ve sokakların bu isimleri alması, yerel halkın itirazlarına karşın artık sıradışı bir olgu olmaktan çıkmıştır.

Dağıstan'ın siyasi ve idari kurumlarına Azerbaycanlıların ya da Azerbaycan'a sempatiyle yaklaşanların atanması da alışılmış bir hal almıştır. Bakü, onların desteğinden yararlanarak Dağıstan'ın yerleşim yerlerinde yerel halk arasında zaman zaman kendiliğinden patlak veren hoşnutsuzlukları ve sosyal güçlükleri sıklıkla araç olarak kullanmaktadır. Dağıstanlı Azerbaycanlılar, etnik ve dinlerarası çatışmaların odak noktasında sıkça yer almaktadır.

Dağıstan'daki Lezgi temsilcilerine göre, Azerbaycan yatırımları bir tehdit oluşturmaktadır, zira Dağıstan toplumunda Bakü'nün Moskova'dan daha "cömert" olduğu izlenimi yaratılmaktadır. Bu izlenim, Azerbaycan devlet ve özel sektörünün yüksek değerli yatırımları bağlamında daha da belirginleşmektedir. Dağıstanlı yetkililerin zaman zaman, bizzat Azerbaycan'ı arzu edilen yatırımcı olarak sunması tesadüf değildir ve bu durum ya "yumuşak istila" risklerinin görmezden gelinmesinden ya da Moskova'nın talimatlarına direniş gösterememekten kaynaklanmaktadır. Üstelik Dağıstan'a Azerbaycan yatırımlarını "davet eden" kişiler arasında Azerbaycanlı olmayan yetkililer de bulunmaktadır. Bakü'nün bu politikasının bir sonucu olarak Dağıstan'ın mevcut lideri, Lezgi asıllı Sergey Melikov, Dağıstan'ın "Azerbaycanlıların yurdu ve onların anavatanı olduğunu" ilan etmektedir.

2012 yılında, Dağıstan Başbakan Yardımcısı Rizvan Kazımagomedov, Cumhuriyet'in Azerbaycan ile ilişkilerini geliştirmekle ilgilendiğini belirterek, Dağıstan'daki çeşitli ekonomik sektörlerde işbirliğinin genişletilmesi ve yatırım fırsatları hakkında bilgi aktardı.

Dikkat çekici bir diğer örnek ise, Dağıstan Girişimcilik ve yatırım ajansı Başkan Yardımcısı, Azerbaycanlı iş insanı Zeynulla Gurbanov'un "itirafıdır." 2016 yılında Bakü'de düzenlenen Dağıstan Günleri etkinliğinde Gurbanov, Azerbaycan ile Rusya'nın petrol sektörü dışında da gelişime ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Ona göre, bu süreçte küçük ve orta ölçekli işletmelerin rolü büyüktür. "Şu an Azerbaycanlı iş insanlarının Dağıstan'da işletme kurması için ideal bir zaman" dedi. Gurbanov, sera tarımı ve sebze-meyve yetiştiriciliğine ağırlık verilmesini önerdi. Bu, kendi makamının sağlayacağı ayrıcalıklar ve elverişli koşullar vadiyle yapılmış açık bir yönlendirmeden başka bir şey değildir. Gurbanov, "Azerbaycanlı iş insanları burada dayanak noktası bulacak ve Dağıstan'a yatırım yapan Azerbaycanlı iş insanlarını desteklemek için elimden geleni yapmaya hazırım" diye ekledi.

Her iki taraftaki turizmi geliştirmek amacıyla 72 saatlik vizesiz giriş uygulaması başlatılması önerildi. Aynı konu 2020 yılında da ele alındı, ancak Azerbaycan tarafı koronavirüs salgınını gerekçe göstererek kara sınırlarını kapatt ve bu kapatma bugün hala sürmektedir ve sınırın farklı kesimlerinde yaşayan akraba Lezgiler ve diğerlerinin birbirleriyle teması böylece engellenmiş oldu.

Buna karşın, kültürel bağlar ve Azerbaycan ile Dağıstan'ın devlet-iş dünyası çevreleri arasında ekonomik çıkarlar üzerine yürütülen aktif müzakereler giderek yoğunluk kazandı. 2020 yılında büyük Azerbaycan üretim ve ticaret şirketi Karvan-L, "Annenin Gözyaşı" camisiyle birlikte, Derbent şehrinin yeni bir mahallesine ilişkin konsept geliştirmeye başladı. Proje sözleşmesi, Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko ile Azerbaycan Birinci Cumhurbaşkanı Yardımcısı Mehriban Aliyeva tarafından imzalandı. 2025 yılında gerçekleştirilen son toplantıda ise Dağıstan yönetimi, inşaat sektöründeki Azerbaycanlı iş insanlarını, 2026 yılında Dağıstan'ı ziyaret etmeye ve bölgenin üretim olanaklarını incelemeye davet etti.

Alınan siyasi kararlar çerçevesinde Azerbaycan, Dağıstan'ın başlıca ticaret-ekonomi ortağı ilan edildi. Azerbaycan-Dağıstan ilişkilerinde öne çıkan eksenler sanayi (özellikle tarım), lojistik (Kuzey-Güney koridoru, enerji kaynakları) ve kültür alanlarıdır. Ne var ki Bakü'nün Samur Nehri'nden aşırı su çekme ve yerel halkı susuz bırakma yönündeki kasıtlı politikası nedeniyle, Dağıstan'ın güney ilçelerindeki tarım arazilerinin büyük bölümü işlenememektedir. Bunun yerine Azerbaycanlı yatırımcılar, tarımsal proje paketleri kılığıyla yüzlerce hektarlık arazileri yavaş yavaş "sahiplenmektedir."

2014 yılında, Azerbaycanlı tarım şirketleri, Dağıstan'da Azerbaycan ürünlerinin satışı, 240 bin metrekare plastik sera, balık çiftliği, balık konserve fabrikası ve tütsüleme tesisi kurulmasına ilişkin sözleşmeler imzaladı. Azerbaycanlı "ATA" Holding, Derbent'te altyapı yenileme ve yeni spor tesisleri inşası için 1 milyar ruble (27 milyon dolar) ayırdı. Azerbaycanlı Karvan-L şirketi, 2020 yılında Derbent'te 3 milyon dolar değerinde "Altın Balık" adlı bir balık çiftliği inşaatına başladı.

Dağıstan Rusya Tarım merkezi ile Azerbaycanlı "ISFA" şirketi, 2024 yılında bahçecilik alanında işbirliği anlaşması imzaladı. Söz konusu anlaşma, Azerbaycanlı yatırımcıların katkısıyla Dağıstan'da büyük bir fidan üretim tesisi kurulmasını ve toplam 53 hektarlık bahçelerin oluşturulmasını öngörmektedir. Yeni tesis, kiraz, erik, nektarin, şeftali ve zeytin fidanı yetiştirecektir. "ISFA" aynı zamanda Dağıstanlı "S.R.Plast" şirketiyle de Derbent bölgesinde işleme tesisleri kurulması konusunda mutabakat muhtırası imzaladı.

Başka bir anlaşmaya göre, "ISFA", birinci aşamada 2025 yılında Dağıstan'ın Derbent bölgesinde 100 hektarlık araziye zeytin bahçesi kurmayı taahhüt etti ve bu amaçla Yevlah Tarım deneme parkı'nda yetiştirilen 165 bin fidan kullanılacak. Şirket ayrıca bahçenin sulama sistemini de döşeyecek. İkinci aşamada ise, günde 100 ton kapasiteyle zeytinyağı işleme fabrikası inşa edilecek.

Dağıstan, lojistik önemi bakımından da Azerbaycan için cazip bir konuma sahiptir. Burada yalnızca Rus ve Azerbaycan ürünleri için değil, İran ve Türkiye'den gelen yüklerin transit geçişi için de lojistik altyapı oluşturulmaktadır. 2024 yılında Derbent'te soğuk hava depoları ve paketleme sistemiyle donatılmış ilk Azerbaycan-Dağıstan ulaşım ve tarım lojistik merkezi kuruldu. Bu sayede yerel köylüler ürün ve hasatlarını depolama imkanı buldu.

Azerbaycan ve Dağıstan üzerinden geçen Kuzey-Güney uluslararası ulaşım koridorunun bu kolu, Bakü ve Mahackhale'nin ortak çabalarıyla şu anda geliştirme aşamasındadır. Transit kapasitesinin artırılması amacıyla 2030 yılına kadar Samur demiryolu sınır kapısının modernize edilmesi planlanmaktadır. Azerbaycan, Rusya sınırına uzanan karayolu altyapısını da iyileştirmektedir. Bakü-Rusya sınırı ücretli otoyolunun 150 kilometrelik kesimi hizmete açıldı. 2026 yılında, Yaragkent-Kazmaliyar Rus-Azerbaycan sınır kapısının yeniden inşasının tamamlanması öngörülmekte olup ve bu kapı 10 şeritli bir yapıya kavuşacaktır. Tağırkent-Kazmaliyar ve Novo-Filya sınır kapılarının tasarım ve inşaat sözleşmelerinin 2025 yılı sonuna kadar imzalanması planlanmaktadır. Azerbaycan'ın stratejik planları çerçevesinde bu bölge, enerji kaynaklarının ihracatı açısından da önemli bir güzergah olarak değerlendirilmektedir.

Azerbaycan, Dağıstan'a "sızma" yönünde yıllardır istikrarlı biçimde çalışmakta vee tarım ürünleri işleme fabrikaları ve işletmeler açarken kendi yatırımcılarını sübvansiyonlu kredilerle de teşvik etmektedir. Çeşitli sektörlerde inisiyatif alarak, "havuç ve sopa" yöntemiyle yerel halk üzerinde baskı kurarak ve büyük projeleri finanse ederek Bakü, Dağıstan toplumunda "güvenilir ortak" statüsü kazanma iddiasındadır. Bunun yanı sıra Azerbaycan'da Derbent'in "kadim bir Azerbaycan şehri" olduğunu öne süren sahte ve bilim dışı tez periyodik olarak gündeme getirilmektedir. Özünde, Bakü, "yumuşak güç" araçlarıyla Dağıstan'daki konumunu pekiştirmek ve gerektiğinde ise Azerbaycanlı adıyla anılan etnik topluluğu da kendi siyasi çıkarları doğrultusunda kullanmak istemektedir.

Subscribe to our channel on Telegram