2026
2026-05-08
Son günlerde Azerbaycan yanlısı medya kuruluşları, 2019'dan bu yana ülkenin başbakanı olan Ali Asadov'a ait iş imparatorluğuna ilişkin haberler yayımlamaktadır. Sitelerden birinin yayımladığı ''Ali Asadov'un iş ve inşaat imparatorluğu'' başlıklı makaleye göre ülkenin başbakanına, Bakü'nün çeşitli semtlerinde yer alan 7 bina, 5 restoran ve 1 otel ait olmaktadır.
Makale yazara göre, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yetkililerin profesyonellik, tevazu, kibar davranış ve yasalara uyum sergilmelerini talep etmektedir. Yetkililer rüşvet almamalı, kişisel çıkar için yetkilerini kötüye kullanmamalıdır. Ancak makalede Asadov, Aliyev'in bu talimatlarına uymayan bir yetkili olarak örnek gösterilmektedir.
''Qafqazinfo''ya göre, Asadov cumhurbaşkanlığı ofisinde görev yaptığı dönemde bile adı iş faaliyetleriyle ilgili konularda dolaşıma girmekteydi.
''Bakü'nün en ünlü ve en pahalı yerlerinden biri olan Bayrak Meydanı'nın karşısında, bazı bilgilere göre, Ali Asadov'a ait olan ''Manqal'' restoranı bullanmaktadır. Ölçeği ve ihtişamıyla dikkati çekmeden edemiyor'' makalede denilmektedir. Restoranın yakınında ise "Beer Hall" restoranı yer almaktadır. Her iki yapının değerinin milyonlara ulaştığı belirtilmektedir.
"Manqal" adlı bir başka restoran da Zağulba yerleşim bölgesinde faaliyet göstermektedir.
Asadov'a ait işletmeler arasında yer alan "Narşərab" restoran kompleksi Bibi-Heybat yerleşim bölgesinde bulunmakta olup, komplekse bitişik "Sapphire" oteli yer almaktadır. Azerbaycan başbakanına aynı zamanda Bayıl'da faaliyet gösteren "Ocaqbaşı" restoranı da aittir.
Medya kuruluşu, "başbakanın maaşının tüm bu gayrimenkulleri edinmeye yetmeyeceğini" vurgulamaktadır.
Ali Asadov'un adıyla bağlantılı gayrimenkul listesi yukarıda sayılanlarla sınırlı değildir; listeye şunlar da dahildir: Sabayıl ilçesinde dört katlı ofis binası, Hatai ilçesinde konut dışı bina, Yasamali ve Sabayıl ilçelerinde konut binaları, Sabunçu ilçesinde konut kompleksi, Bayıl'da üç çok katlı yapı ve diğerleri.
Azerbaycanlı yanlı medya kuruluşu Asadov'u aynı zamanda "sızıntıları" organize etmekle de suçlamaktadır. "Ali Asadov, 'sevgili' gazetecileri aracılığıyla bakanlar kurulunun kapalı toplantılarında ele alınan konuları kamuoyuna taşımakta ve birileri hakkında suçlama yoluna gitmektedir. Üst düzey yetkili, Azerbaycan'ın küçük bir ülke olduğunun ve kimin ne nefes alıp verdiğini, kimin kiminle iletişim kurduğunu tespit etmenin güç olmadığının görünüşe göre farkında değil" diye yazmaktadır makale yazarı.
Genel olarak, Azerbaycan iktidar yanlısı medya kuruluşları ''yukarıdan gelen'' talimatlar olmaksızın bu tür içerikleri hazırlamaya ve yayımlamaya cesaret edemez. Yetkililerin onayı ya da en azından sessiz tasdiki olmadan Asadov hakkında böyle bir makalenin yayımlanması ihtimal dışı görünmektedir.
Bu, Azerbaycan'da iktidar yanlısı ve denetim altındaki medya kuruluşlarının yetkililerin yolsuzluk eylemlerine ilişkin haberler yayımladığı ilk vaka değildir. Bu tür içerikler genellikle ilgilli yetkililerin görevden alınmasının ardından yayımlanmıştır. Asadov ise, henüz görevden alınmamış ve görevine devam etmektedir.
Öyleyse böyle bir makalenin yayımlanmasındaki amaç nedir?
Uzmanlara göre, basında yer alan bu tür yayınlar, başbakanı ''tehdit etmeyi'' ya da ''cezalandırmayı'' hedeflenmektedir. Aynı zamanda ''İlham Aliyev iyidir, çevresi kötüdür'' tezini öne çıkarmaya ve kamuoyuna yerleştirmeye yönelik bir girişimdir.
Hazar araştırma ve analiz merkezi direktörü Elman Fattah, hükümet kontrolündeki medyada başbakan hakkında bu tür makalelerin yayımlanmasına yalnızca Cumhurbaşkanlığı İdaresi tarafından izin verilebileceğini, ancak onun derhal görevden alınacağını beklemenin doğru olmayacağını düşünmektedir.
"Zaman zaman bu tür bilgi sızıntıları, denetim çerçevesinde iletilen mesajlardan ibarettir ve somut adımlara yol açmayabilir. Ancak bu tür bilgi akışı süreklilik kazanırsa, bu durum bir konum değişikliğine ya da nüfuz alanının daralmasına yol açabilir. Asıl mesele, bu açıklamaların sürekli mi yoksa geçici mi olduğudur" diye konuşmuştur Elman Fattah.
Eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in danışmanı olan siyaset bilimci Gabıl Hüseynli ise bu tür bilgilerin yayılmasının söz konusu yetkiliye "darbe vurmaya" hazırlık yapıldığına işaret ettiğini vurgulamıştır. "Haydar Aliyev döneminde de böyle bir uygulama mevcuttu. Biri görevden alınacağı zaman önce onu teşhir eden bir kamuoyu oluşturulur, ardından dosyası ele alınırdı. Bu kez daha kapsamlı bir karşı propaganda operasyonu yürütülmektedir" diye eklemiştir eski danışman.
Eski büyükelçi Arif Memmedov da tüm bunların Asadov'u görevden almaya yönelik bir sinyal olduğu görüşündedir. "Genel olarak Azerbaycan'da artık böyle bir gelenek yerleşmiştir: Birine 'darbe vurmadan' önce mal varlığı ve aleyhine yazılan makaleler hükümet medyasında yayımlanır. Burada herkes Ali Asadov'un kitabının kapandığını anlıyor" demiştir Memmedov.
Ona göre, bu durum denetimsiz iş faaliyetleriyle bağlantılı olabilir. "Azerbaycan'da her yetkilinin servetlenme konusunda belirli bir sınırı vardır ve bu sınırı aşarsanız söz konusu mal varlığı geri alınabilir ya da tazminat talep edilebilir. Önemli olan, iktidarın 'kırmızı çizgileri' aşmamasıdır" diye eklemiştir eski büyükelçi.
Azerbaycanlı muhalefet figürü Fuad Gahramanli ise İlham Aliyev'in neden Ali Asadov'u görevden almadığını sorgulamıştır. Hükümet medyasının Ali Asadov'un yolsuzluklarına ilişkin haberler yayımlamış olmasına karşın, Asadov görevinde kalmaya devam etmektedir. Gahramanli'ye göre yolsuzluk artık ülkenin en üst kademesinde meşrulaştırılmıştır.
"Geçen seferinde yazmıştık ki, eğer bu makalelerin ardından Ali Asadov görevde kalırsa, bu İlham Aliyev'in hükümetindeki yolsuzluk gerçeğini alenen kabul ettiği anlamına gelecektir. Böylece Aliyev bir kez daha topluma şu mesajı vermiş oldu: Siz de bu durumla barışmak zorundasınız. Ayrıca açıkça ortadadır ki, bu ülkede kimin suç işlediğine yasalar ve hukuk sistemi değil, bizzat İlham Aliyev karar vermektedir" demiştir Gahramanli.
Bununla birlikte, Azerbaycan iktidar medyasında Asadov etrafındaki kuşatmanın giderek daraldığı göz önüne alındığında, yakın gelecekte onun şahsıyla ilgili yeni ifşaatların, hatta görevden almanın gündeme gelmesi ihtimal dışı değildir. İktidar yanlısı medyada dolaşıma giren haberler, Azerbaycan'ın yönetici seçkinleri içindeki siyasi mücadeleyi yansıtmakta olup bu mücadele şu an Asadov'a yönelik biçimde seyretmektedir. Bu tablo, ülkedeki yolsuzlukla mücadelenin seçici ve siyasallaşmış bir nitelik taşıdığını ve kararların ise hukuka değil, iktidar içindeki güç dengelerine göre şekillendiğini gözler önüne sermektedir.