2026

Anıtların ‘‘korunması’’ ve yeni konseptte Azerbaycan’ın kültürel siyasetin hırsı

2026-01-26

Azerbaycan tarafından Ermeni anıtlarının yok edilmesi ve sahiplenilmesi onlarca yıllık bir geçmişe sahiptir. Bu, devlet politikası haline gelmiş ve kurumsallaşmış bir uygulamaya dönüşmüştür.

14 Ocak 2026 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, “Azerbaycan Cumhuriyeti Kültürel Konsepti-2040” belgesini imzalamıştır. Belgede, önümüzdeki 15 yıl için Azerbaycan’ın devlet-kültür politikasının vizyonu, hedefleri ve kısa, orta ve uzun vadede uygulanma mekanizmaları sunulmaktadır. 39 sayfalık belgeye göre, Azerbaycan’ın kültürel ve dil politikası doğrudan bu konseptin mantığından ve maddelerinden kaynaklanmalıdır.

Konseptte Artsakh, “kurtarılmış toprak” olarak sunuluyor ve bu bölgenin “kültürel mirasının korunması ve restore edilmesi gerektiği” belirtiliyor. Eylem planında, “Kurtarılmış topraklarda kültürel mirasın, buna arkeolojik anıtlar da dahil olmak üzere korunmasına ilişkin faaliyetlerin iyileştirilmesi, uluslararası kamuoyunda kültürel mirasa verilen zarar konusunda farkındalığın artırılması ve verilen zararın tazmini için önlemler alınması” gerektiği ifade edilmektedir.

Son yıllarda Azerbaycan, Artsakh’taki Ermeni kültürel mirasının sistematik biçimde yok edilmesi ve sahiplenilmesiyle meşgul olurken, aynı zamanda Ermenileri vandalizmle suçlamaktadır. Deneyimler gösteriyorlar ki, “koruma” adı altında Artsakh’taki Ermeni anıtlarının bir kısmı “işgalci” etiketiyle yok ediliyor, diğer bir kısmı ise Alban ya da Azerbaycan mirası olarak ilan ediliyor.

“Konseptin temel hedeflerinden biri, Azerbaycan’ın kültürel olarak tarihi coğrafyasına dönüşünü sağlamak, Azerbaycan halkının yıkılmış ve tahrip edilmiş tarihi-kültürel mirasını restore etmek ve birleştirici unsur olarak Azerbaycan dilinin bölgesel rolünü yeniden tesis etmektir.” Bu ifade, Azerbaycan’ın yalnızca Ermenistan’a değil, aynı zamanda komşu ülkeler olan İran, Rusya ve Gürcistan’a yönelik iddialarını da yansıtmaktadır. Azerbaycan’ın resmi söyleminde bu tür ifadeler, Ermenistan’a yönelik temelsiz suçlamalar bağlamında düzenli olarak tekrarlanmaktadır.

Konseptte “Batı Azerbaycan” şeklindeki yayılmacı ve kurgusal tez doğrudan anılmasa da, bu söylemin ülke cumhurbaşkanı düzeyinde dahi ileri sürüldüğü dikkate alındığında, belgede yansıtılmamış olması düşünülemez. Konseptin maddelerinden birinde şöyle denilmektedir: “Azerbaycan halkı tarafından yaratılmış kültürel mirasın bulunduğu tarihi coğrafi alanda, bu mirasın atfedilmesi, korunması ve restore edilmesine ilişkin önlemlerin hayata geçirilmesi.”

Bu maddenin uygulanmasından Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Milli bilimler akademisi ve diğer devlet kurumları sorumludur.

Kasım 2025’te Azerbaycan Milli bilimler akademisi’nde yaptığı konuşmada İlham Aliyev şunları söyledi: “Azerbaycan halkı geniş bir coğrafi alanda yaşamış ve yaşamaktadır. Sınırlarımızın ötesinde her yerde Azerbaycanlılar yaşamaktadır demek yeterlidir. Onlar Ermenistan’da da yaşamışlardır, ancak sürülmüşlerdir. Bununla birlikte, onların yeniden orada yaşayacaklarına eminim, çünkü bugün tüm komşu ülkelerde, sınırlarımızın ötesinde, Azerbaycanlıların kendi tarihi ve yerli topraklarında yaşadıklarını görüyoruz”.

Hatırlatalım ki, Aliyev’in talimatıyla bu doğrultuda Azerbaycan Milli bilimler akademisi’nde altyapı oluşturma çalışmaları 2024 yılında başlatılmıştır. Bunun sonucunda Elyazmaları Enstitüsü’nde “Batı Azerbaycan”ın eski el yazmaları ve belgelerinin incelenmesi bölümü açılmıştır. Bakıhanov adına Tarih Enstitüsü’nde “Batı Azerbaycan Tarihi” bölümü, Etnografya Enstitüsü’nde “Batı Azerbaycan Folkloru” bölümü ve Nesimi Dilbilim Enstitüsü’nde ise “Toponimi” bölümü kurulmuştur.

Azerbaycan’da başka birçok kurum da tarihi yeniden yazma faaliyetleriyle meşguldür ve bu faaliyetlerin amacı, Ermenilerin, Ermenistan ve bölgedeki yerli halk olduğu gerçeğini inkar etmek, yüzyıllar boyunca oluşturulmuş Ermeni kültürel mirasını sahiplenmek ve yok etmektir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından verilen yönlendirmeler hem bu konsepte hem de Azerbaycan Milli bilimler akademisi’nin faaliyetlerine ilişkindir, sözde “Batı Azerbaycan” konsepti de bu bağlamda değerlendirilmelidir yapılmasıdır.

Subscribe to our channel on Telegram