2026

Azerbaycan-Almanya stratejik ortaklık bildirisi

2026-10-22

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Berlin’e gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırasında Almanya ve Azerbaycan, 21 Temmuz 2026 tarihinde İkili ortaklık için Stratejik gündem konulu ortak bir bildiri imzaladı. Şansölye Friedrich Merz’in açıklamasına göre, bildirinin temel konuları yalnızca enerji tedariki ve transit altyapılarıyla sınırlı değildir. Belge; siyasi diyalog, ticaret ve yatırımlar, güvenlik ve savunma (savunma sanayisi alanındaki iş birliği de dâhil olmak üzere), kültür ve eğitim, bilim ve teknoloji gibi başka alanları da kapsamaktadır. Bildiri siyasi bir belgedir ve uygulanması mevcut kaynakların sağlanmasına bağlıdır. Azerbaycan’ın 2027 yılında Almanya’ya yıllık yaklaşık 2 milyar metreküp doğal gaz tedarik etmesi beklenmektedir. Aliyev, Berlin’de yaptığı açıklamada on yıllık sözleşmenin başlangıç hacminin 1,5 milyar metreküp olduğunu belirtmiştir. İki ülke arasında doğrudan bir doğal gaz boru hattı bulunmamaktadır. Gaz, İtalya üzerinden Avrupa’ya ulaşmakta, Almanya ise gazı takas (swap) anlaşmaları aracılığıyla temin etmektedir. Azerbaycan Enerji bakanlığı verilerine göre ülke, 2025 yılında Avrupa ülkelerine 12,8 milyar metreküp doğal gaz ihraç etmiştir. Azerbaycan Cumhurbaşkanı, bu miktarın artırılabileceğini ifade etmiştir. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Avrupa Komisyonu verilerine göre, Avrupa Birliği ülkeleri 2025 yılında toplam 289 milyar metreküp doğal gaz ithal etmiştir. Buna göre Azerbaycan’ın Avrupa Birliği’nin toplam doğal gaz ithalatındaki payı yaklaşık %4 düzeyindedir.

Rusya-Ukrayna savaşı ve ABD ile İran arasında devam eden çatışma nedeniyle, Asya’dan Avrupa’ya uzanan iki önemli ticaret güzergahı kesintiye uğramıştır: Rusya üzerinden geçen Kuzey Koridoru ile Basra Körfezi ve İran üzerinden geçen güney güzergahları. Bu koşullarda, Çin ve Orta Asya’dan Güney Kafkasya üzerinden Avrupa’ya uzanan “Orta Koridor’un” önemi artmaktadır. Mevcut verilere göre, 2025 yılında bu güzergah üzerinden yaklaşık 5 milyon ton yük taşınmıştır. Coğrafi konumu ve enerji kaynakları sayesinde Azerbaycan’ın Avrupa açısından önemi de giderek artmaktadır.

Avrupa’nın en büyük ekonomisine sahip olan Almanya, kıtanın Rus doğal gazını en fazla satın alan ülkesiydi. Devam eden çatışmalar nedeniyle Almanya, enerji ithalat kaynaklarını çeşitlendirmek zorunda kalmıştır. Bu bağlamda Almanya ve Avusturya, Ocak 2026’dan itibaren Azerbaycan’dan doğal gaz almaya başlamıştır. Azerbaycan ise Çin, Orta Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan bölgesel bir merkez olarak konumunu güçlendirmeyi hedeflemektedir. “Orta koridor” ve “Güney gaz koridoru” çerçevesinde ülke, coğrafi konumunu dış politika ve ekonomik nüfuz aracı olarak kullanarak önemli bir transit merkezine dönüşmeye çalışmaktadır. Bu stratejinin amacı, Azerbaycan’ın uluslararası önemini artırmak ve Avrupa ile Asya arasındaki ilişkilerini güçlendirmektir.

Bu bağlamda Azerbaycan iki temel sorunla karşı karşıyadır. Birinci sorun, Türkiye’ye ve Karadeniz havzasına uzanan mevcut boru hatlarının ve demir yolunun Gürcistan topraklarından geçmesidir. Bu durum, Bakü’yü belirli ölçüde Tiflis’e bağımlı hale getirmektedir. Gürcistan’ın bu konudaki nüfuzunu azaltmak amacıyla Azerbaycan, “Uluslararası barış ve refah için Trump rotası” projesine hayati önem atfetmektedir. Bu proje, yalnızca transit güzergahların çeşitlendirilmesine değil, aynı zamanda Azerbaycan’ın eksklavı olan Nahçıvan üzerindeki kontrolünün güçlendirilmesine de olanak sağlayacaktır. 10 Mart 2026 tarihinde onaylanan anayasa değişiklikleriyle Nahçıvan’ın özerkliği önemli ölçüde sınırlandırılmıştır. Bununla birlikte, özerk cumhuriyetin statüsü resmi olarak korunmaktadır.

İkinci sorun, yatırımlara ve teknolojilere erişimin sınırlı olmasıdır. Aliyev, Berlin’de yaptığı açıklamada doğal gaz tedarikinin artırılabilmesi için alıcılardan talep gelmesi ve altyapının genişletilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca Avrupa bankalarına, özellikle Avrupa yatırım bankasına, petrol ve doğal gaz projelerinin finansmanını durdurma kararını yeniden gözden geçirmeleri çağrısında bulunmuştur. Bunun yanı sıra mevcut altyapının kapasitesi, Azerbaycan’ın Avrupa için görece büyük bir doğal gaz tedarikçisine dönüşmesine yetecek düzeyde değildir. Aliyev’in açıklamasına göre, Trans Anadolu doğal gaz boru hattı (TANAP) ve Trans Adriyatik boru hattı (TAP) tam kapasiteyle çalışmaktadır.

Aliyev’in Berlin ziyareti, Azerbaycan yönetimi açısından önemli bir propaganda işlevi görmüştür. Ziyaret, ülkenin uluslararası itibarının yükseldiğinin ve diplomatik başarı elde ettiğinin kanıtı olarak iç kamuoyuna sunulmaktadır. Azerbaycan’daki iktidar yanlısı medya kuruluşları ziyareti “Berlin zaferi” ve “Azerbaycan diplomasisinin bir başka başarısı” olarak nitelendirmektedir. Almanya açısından öncelikli konular, enerji tedarik kaynaklarının ve güzergâhlarının çeşitlendirilmesi ile Avrupa’yı Asya’ya bağlayan ulaşım koridorlarının geliştirilmesidir. Bu bağlamda, bazı değerlendirmelere göre imzalanan bildiri, mevcut kriz ortamında risklerin dağıtılmasına ve hafifletilmesine olanak sağlamaktadır.

Güney Kafkasya’daki doğal gaz ihracat güzergahlarını genişletmek amacıyla Azerbaycan muhtemelen yeni bir boru hattı inşa etmeye çalışacaktır. Ancak bu durum, ülkenin Türkiye’ye olan bağımlılığını daha da artıracaktır.

Avrupa Birliği, doğal gaz tedariki ve transit alanlarındaki iş birliğini Güney Kafkasya’da Rusya’nın etkisini sınırlandırmak amacıyla kullanabilir. Bu iş birliği, AB açısından Orta Asya ile, özellikle de Kazakistan’la, Rusya’dan bağımsız ulaşım ve bağlantı hatları geliştirmek için de bir fırsattır. Ancak Azerbaycan’ın bu tür stratejik bir hedef izlediği kesin olarak doğrulanmış değildir. Aliyev, 13 Temmuz 2026 tarihinde Rusya ile ilişkilerin “tamamen normalleştiğini” açıklamıştır. Bu nedenle Bakü’nün söz konusu iş birliğini, bölgede siyasi ağırlığını artırmanın ve farklı ortaklarla yürüttüğü müzakerelerde elini güçlendirmenin bir aracı olarak görmesi daha olasıdır.

Subscribe to our channel on Telegram