2026
2026-03-11
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 5 Mart'ta gerçekleştirilen Güvenlik konseyi toplantısında İran'a yönelik yaptığı tehdit içerikli açıklamalar, Bakü'nün müttefiki Türkiye'de çelişkili yankılar uyandırdı. Bu açıklamalar, yine 5 Mart'ta Nahçıvan topraklarına yönelik gerçekleştirilen ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın "terörizm" olarak nitelendirdiği insansız hava aracı saldırılarının ardından geldi ve Aliyev, ülkenin silahlı kuvvetlerinin her türlü operasyona hazır olması gerektiğini vurguladı.
Aliyev'in bu sert yorumları, son günlerde Türk bilgi alanında sert eleştirilere hedef oldu. "Azerbaycan İsrail'in kuklasıdır", "Azerbaycan kardeşimiz değil; onlar Siyonistlerdir", "Sizi Karabağ'da biz kurtardık" ve benzeri ifadeler son günlerde Türk basınına egemen olmaktadır.
Erdoğan'ın yakın çevresinden gazeteci Şamil Tayyar, İlham Aliyev'e 25 Aralık 2024'ü hatırlattı ve o gün Bakü'den Grozny'ye uçan "AZAL" yolcu uçağı, Rus hava savunma füzesiyle düşürülmüş ve 38 yolcu hayatını kaybetmişti. Üstelik Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, uçağın Rus hava savunması tarafından vurulduğunu itiraf etmişti. Tayyar X hesabında şunları yazdı: "Kimse onları 'onursuz' olarak nitelendirmedi. "Başlarınızı keseriz" diye tehditler savurulmadı. Şimdi İran "füzeyi biz atmadık" dediği, henüz olay aydınlatılmadığı halde bu öfkenin sebebi ne? Tek sebep İsrail mi?"
Tele2 Haber televizyonuna verdiği röportajda Türk ordusu generali Haldun Solmaztürk, Azerbaycan'da kararların devlet düzeyinde alındığını söylemenin yanlış olduğunu belirtti, zira Azerbaycan'ı tek bir hanedanın yönettiğini vurguladı. Ona göre, Azerbaycan'da tek adam yönetimi söz konusudur ve bu kişi İsrail ile ABD'nin müttefikidir.
"Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ne derse o olur. Başka bir deyişle Azerbaycan, bir devlet olarak herhangi bir karar almamaktadır. Kararlar ABD ve İsrail ile koordineli biçimde alınmaktadır" dedi.
Türk tarihçi ve akademisyen Ahmet Şimşirgil ise Aliyev'in İsrail'in kölesi olduğunu yazdı: "Aliyev'i anlamak mümkün değil? Bu kadar mı Siyonist İsrail aşkı? Daha ilerisini söylemek istemiyor insan! Gazze'deki tutumunu ve ifadelerini düşününce de vah vah demekten kendimizi alamıyoruz! Belli ki iş köle vaziyetine geçmiş! Öyle ki İsrail ile savaşa tutuşsak artık kendisinden ümitli değilim!."
Çeşitli sosyal medya kullanıcıları, "Netanyahu'yu siyonistlerden bile daha çok seviyor" yorumuyla Aliyev'in fotoğraflarını paylaşmaktadır.
"Azerbaycan lideri İlham Aliyev bir İsrail piyonudur, Azerbaycan halkı Aliyev'i istifaya ettirmek için sokaklara dökülmelidir. Aliyev Azerbaycan Türklerini İran'a karşı İsrail ve Amerika'nın çıkarları için savaştırmak istemektedir. Bu oyunu gelmeyin": "X" hesabında Türk kullanıcılardan biri yazdı.
Türkiye'nin iktidar partisi AKP'nin eski üyesi ve avukat Mücahit Birinci'ye göre Türkler, Aliyev'in tüm Gazze süreci boyunca İsrail'e gösterdiği aşkı zaten yutkunarak kabullenmiştir. "Ona buna parmak sallayıp, kolpa bir drone olayından dünya savaşı çıkaracak. Bardak taşmışa benziyor...." diye yazdı.
İktidara yakın tanınmış Türk gazeteci İbrahim Karagül de görüşünü paylaşarak İsrail'in inanılmaz bir baskı uyguladığını ve Azerbaycan'ı İran ile savaşa sürüklemek için komplo kurduğunu belirtti.
Türkiye Meclisi'nde Kürt yanlısı DEM Parti milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise Aliyev'e seslenerek onun bu savaşta İsrail'e katılmak için fırsat aradığını söyledi. "İlk önce sen ve ailenin yolsuzluklarını bitir ve baskıcı iktidarına son ver" dedi.
Türk medyasında Azerbaycan ve özellikle Aliyev hakkında çıkan olumsuz yorumlar, Cumhurbaşkanlığı İdaresi'ni duruma müdahale etmeye zorladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Dairesi bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi şu açıklamayı yaptı:
"Son günlerde bölgemizde yaşanan gelişmelerle ilişkili olarak, sosyal medya başta olmak üzere bazı mecralarda Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerine ve Azerbaycan’a yönelik maksadını aşan eleştiri, dezenformasyon ve provokasyon içeren paylaşımlar yapıldığı görülmektedir. Sarsılmaz tarihi ve müşterek değerlerle birbirine sıkı sıkıya bağlı olan Türkiye ve Azerbaycan, sadece bugün değil geçmişte de birçok kez karşı karşıya kaldığı sınamalardan başarıyla çıkmıştır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderler seviyesinde öncülük ettiği ikili ilişkiler, her düzeyde “Tek Millet, İki Devlet” şiarıyla yürütülmektedir. Kamuoyunun bu kardeşliğe zarar verebilecek maksadını aşan söylemlere, dezenformasyonlara ve kara propaganda faaliyetlerine karşı daha hassas olması; kritik konularda Türkiye ve Azerbaycan makamlarınca yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur".
Sosyal medyada olan paylaşılardan, Aliyev'e eleştirel paylaşılar nedeniyle bazı kullanıcıları emniyete götürdüler ve ifade aldılar.
Ankara'dan yükselen eleştiriler, Bakü'nün iktidar propaganda aygıtını ve medyasını harekete geçirdi.
"Yeni Azerbaycan" Partisi yönetim kurulu üyesi, milletvekili ve Milli Meclis Ç-çalışma ve sosyal politika komisyonu başkanı Musa Guliyev, Azerbaycan'a karşı propaganda kampanyası düzenlemekle Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak'ı suçladı.
"Ne yazık ki toplumlarımızda geçmişte ve bugün de farklı adlar altında gerçek niyetlerini gizleyen ve kirli emellerini hayata geçirmeye çalışan güçler var... Azerbaycan'da Türkiye aleyhine faaliyet gösteren grupların varlığı bir gerçektir. Ancak bu grupların kirli faaliyetleri etkin biçimde önlenmiştir" dedi milletvekili.
Ona göre, Türkiye'deki çeşitli gruplar bugün de tutarlı ve açık bir şekilde Azerbaycan karşıtı faaliyetlerini sürdürmektedir. Azerbaycanlı milletvekiline göre Türk medya alanında oluşan tablo kaygı verici olmaktan öte gidemez. Örnek olarak Türkiye'nin önde gelen medya holdinglerinden "Turkuvaz'ın" yayınlarını göstermektedir. Milletvekili, bu holdingin Azerbaycan aleyhine sistematik biçimde karalama kampanyası yürüttüğünü, ülkeyi kasıtlı olarak itibarsızlaştırdığını ve ülke liderliğine yönelik hakaret içerikli ifadeler kullandığını vurguladı.
""Turkuvaz" grubunun başındaki Berat Albayrak, cumhurbaşkanı Erdoğan'ın aile üyesidir (büyük kızının kocasıdır). Bu kişi, cumhurbaşkanı tarafından ciddi ihlaller gerekçesiyle tüm görevlerinden çıkarıldı. Ancak enerji bakanı olduğu dönemde bile Azerbaycan karşıtı grupların ön saflarında yer alıyordu. Bugün de Türk kamuoyu üzerindeki güçlü nüfuzunu aynı amaçlar doğrultusunda kullanmaya devam ediyor. "Turkuvaz" grubunun, Türkiye'deki bazı medya kuruluşlarının Azerbaycan aleyhine yürüttüğü kampanyanın ön saflarında yer alması şaşırtıcı değil" dedi Azerbaycanlı milletvekili.
Belirtmek gerekir ki, Musa Guliyev'in "APA"'ya verdiği bu röportaj ajansın web sitesinden kaldırıldı, ancak muhalif kaynaklarda erişilebilir olmayı sürdürdü.
Bu bilgi savaşı, Türkiye-Azerbaycan çıkar çatışmasının küçük bir kesitinden ibarettir. Şunu vurgulamak mümkündür, "kardeşlik" sevgisine karşın Türk gazetecilerin ve kamu figürlerinin açıklamaları, Ankara'da Azerbaycan politikasına yönelik hoşnutsuzluğun giderek büyüdüğünü ortaya koymaktadır.
Bakü'nün iktidar propaganda aygıtı eleştirileri Türkiye içindeki güçlere yüklemeye ve böylece Aliyev'in tutumunu savunmaya çalışsa da bu gelişmeler, Azerbaycan'ın dış politikasının yalnızca bölgede gerilim yaratmakla kalmadığını, aynı zamanda başlıca müttefiki Türkiye ile ilişkilerini de tehlikeye attığını açıkça gözler önüne sermektedir.