2026
2025-11-26
Amerikalı uzman İrina Tsukerman, yıllardır Azerbaycan'ın devlet propaganda aygıtının ve medyasının tercih ettiği uzmanlardan biri olup aktif biçimde Ermenistan karşıtı faaliyetler yürütmektedir. Tsukerman, uluslararası basında Bakü'nün propaganda tezleri ve anlatılarıyla bezeli makaleler yayımlayarak Ermenistan'ı ve onun politikalarını, ağırlıklı olarak Artsakh çatışması bağlamında, hedef almaktadır.
Özellikle dikkat çekici olan, onun Ermenistan karşıtı faaliyetleri ile 44 günlük Artsakh Savaşı sırasında bilgi alanında Azerbaycan'a verdiği destek ve Bakü'den finansman alan kişi ve yayın organlarıyla işbirliğidir.
İnsan hakları ve ulusal güvenlik uzmanı, gazeteci ve analist olan İrina Tsukerman, Washington merkezli Arabian Peninsula Institute, İsrail merkezli Jerusalem Center for Security and Foreign Affairs düşünce kuruluşlarında araştırmacı olarak görev yapmaktadır.
Tsukerman aynı zamanda The Washington Outsider Center for Information Warfare kuruluşunun yönetim kurulu üyesidir. Mesleki ilgi alanları, jeopolitika, dış politika ve güvenlik meseleleri ile çok sayıda iç ve uluslararası sürecin analizini kapsamaktadır.
44 günlük Artsakh Savaşı sırasında Ermeni karşıtı makaleler
Jewish National Syndicate (JNS) haber ajansında, 12 Ekim 2020'de Tsukerman'ın "İran ve Ermenistan: Karşılıklı destek İsrail için tehdit oluşturuyor" başlıklı makalesi yayımlandı.
Ermenistan karşıtı politikaların savunucusu olan Tsukerman şunları yazdı: "Tartışmaların büyük bölümü Ermenistan-Azerbaycan savaşına Rusya ve Türkiye'nin toprak hırsları için bir vekalet savaşı olarak odaklanmış olsa da, İran'ın Ermenistan'a destek vermedeki rolü, özellikle bölgedeki İsrail çıkarları üzerindeki olası etkisi açısından daha geniş bir ilgiyi hak etmektedir."
Tsukerman ayrıca şunu da yazdı: ""WikiLeaks" tarafından yayımlanan ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerine göre, Ermenistan, geçmişte İran'a silah tedarik etmiş ve bu silahlar daha sonra Amerikalı askerlerin öldürülmesinde kullanılmıştır. Öte yandan İran, Ermenistan'ı Dağlık Karabağ bölgesinin Ermenistan tarafından işgali gibi kritik konularda desteklemiştir."
Belirtmek gerekir ki, Tsukerman burada 2010 yılındaki "WikiLeaks" yayınlarına atıfta bulunmaktadır. Söz konusu yayınlardan biri, 24 Aralık 2008 tarihli ve ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı John Negroponte'nin Ermenistan'daki ABD Büyükelçiliği'ne gönderdiği mesajdır. Bu mesajda, Ermenistan'ın İran'a sattığı iddia edilen ve daha sonra Irak'ta Amerikan askerlerini öldürmek ve yaralamak için kullanıldığı öne sürülen silahlara ilişkin endişeler dile getirilmektedir.
2011 yılında Ekho Moskova radyosuna verdiği röportajda, Ermenistan Cumhuriyetin eski cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, "WikiLeaks" belgelerine şu sözlerle yanıt vermişti: "Şunu söyleyeyim: Ermenistan hiçbir zaman İran'a silah satmadı. İki ülke arasında askeri-teknik bir işbirliği mevcut değildir. Bu tür şeyler hiçbir zaman olmadı."
44 günlük savaş süresince gerçekleri çarpıtarak aktaran Tsukerman, bu örnekte Bakü ile Tahran arasındaki sıkı ilişkileri görmezden gelerek, Azerbaycan'a ABD desteği sağlamaya çalışmaktadır.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, "Jewish National Syndicate", yıllardır Azerbaycan propagandası yapmaktadır. Bu yayın organında, Bakü'nün propaganda anlatılarıyla bezeli çeşitli makaleler bulmak mümkündür. Nitekim, Temmuz 2025'te bu yayın organı "Amerika, Metsamor Nükleer santrali'ndeki yavaş işleyen bombayı görmezden gelemez" başlıklı bir makale yayımladı. Makalede santralin "Güney Kafkasya'nın kalbinde bir zaman bombası olduğu ve Metsamor'da yaşanacak bir kazanın yalnızca Ermenistan'ı tehlikeye atmakla kalmayıp tüm bölgeyi istikrarsızlaştırabileceği" ileri sürüldü.
Şunu hatırlatmak gerekir ki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı başkanı Rafael Grossi, Ekim 2022'de bizzat Metsamor Nükleer santrali'ni ziyaret ederek santralin çalışmalarını yüksek puanla değerlendirdi. Grossi, "X" platformundaki mikroblogunda şunları yazdı: "Ermenistan ekonomisi Metsamor Nükleer santrali'ne dayanmaktadır ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, santralin düşük karbonlu enerjiyi güvenli ve emniyetli bir şekilde sağlamasına yardımcı olmak amacıyla desteğini sunmaya devam edecektir. Metsamor'da yapılan güvenlik reformlarını görmekten memnuniyet duyuyorum ve özverili personelin kararlılığından etkilendim."
Tsukerman'a şunu hatırlatmak gerekir: Temmuz 2020'de, Tavuş çatışmaları sırasında, Azerbaycan Savunma Bakanlığı sözcüsü, Azerbaycan ordusunun envanterindeki modern füze sistemlerinin Metsamor Nükleer santrali'ni büyük bir hassasiyetle vurabileceğini tehdit olarak dile getirmişti. Yani Metsamor'u tehdit eden gerçek tehlike, Azerbaycan'dan kaynaklanmaktadır.
Ocak 2020'de "JNS"'in eski genel yayın yönetmeni Jacob Kamaras, müşterileri arasında Azerbaycan hükümetinin de bulunduğu Stellar Jay Communications adlı bir halkla ilişkiler şirketi kurdu. Azerbaycan hükümeti, 2020 yılında bu şirkete 92.600 ABD doları ödemiştir.
20 Ekim 2020'de "Newsweek"'te (Amerikalı gazetesi), İ. Tsukerman'ın bir diğer "Batı yanlısı Azerbaycan, Amerika'nın desteğine layıktır" başlıkla bir diğer makalesi de yayınlandı: ortak yazarı Epstein'dir.
Bakü'ye açık desteklerini dile getiren makale yazarları, "Sünni çoğunluklu Türkiye'nin Şii müttefiki olan Azerbaycan'ı destekleme konusunda, hem fikirdirler ve Azerbaycan, belirli siyasi, diplomatik ve medya çevrelerinde, komşusu Ermenistan ile yaşanan kanlı çatışmanın son aşamasında kendini savunma cesareti gösterdiği için haksız yere karalanmakta olan açıkça batı yanlısı bir ülkedir" ifadelerini kullandı.
Şunu hatırlatmak gerekir ki, 2020'deki 44 günlük savaşı başlatan taraf Ermenistan değil, Azerbaycan'dı; Artsakh'a karşı askeri saldırı başlatan ve çok sayıda savaş suçu işleyen Azerbaycan'dı.
Makalenin yazarları, Azerbaycan'ın sahte tezlerini öne çıkararak, 1991'de bağımsızlığın ilanının ardından "Kremlin desteğiyle Ermenistan'ın Azerbaycan'ı işgal ettiğini ve bunun sonucunda ülke topraklarının yaklaşık %20’i ele geçirildiğini, neredeyse bir milyon Azerbaycanlının yerinden edildiğini" ileri sürdü. Makale, ABD'ye Azerbaycan'ı destekleme çağrısıyla son bulmaktadır.
Belirtmek gerekir ki, makalede Tsukerman'ın ortak yazarı olan Epstein, uluslararası halkla ilişkiler danışmanlık şirketi Southfive Strategies LLC'nin başkanıdır. "Southfive"'ın müşterileri arasında Bakü'deki Azerbaycan Diplomatik Akademisi, yani ADA Üniversitesi de yer almıştır. Epstein'ın Azerbaycan Diplomatik Akademisi ile çalışması, 1 Ağustos 2008'de ABD Adalet Bakanlığı'nın FARA (Yabancı Ajanların kaydı yasası) birimine yabancı ajan olarak kaydolmasıyla başlamıştır.
Artsakh’ta, Ermenilerin zorla yerinden etmeyine ve etnik temizliğine yardım
44 günlük Artsakh Savaşı'nın ardından, Tsukerman, Bakü'nün propaganda anlatılarını aktif biçimde yaymaya, Azerbaycan'ın Karabağ Ermenilerine yönelik askeri saldırganlığını, ardından gelen zorla yerinden etmeyi ve etnik temizliği meşrulaştırmaya devam etti.
Röportajlarında ayrıca Azerbaycan'ın Berdzor koridorunu kapatma ve Karabağ'da insani kriz yaratma politikasını da destekledi.
Ağustos 2023'te Ermenistan'ın Karabağ kuşatması meselesini Birleşmiş Milletlerin Güvenlik Konseyi'ne taşıyarak olağanüstü oturum çağrısı yapmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Tsukerman'a göre Ermenistan'ın bu girişimi yapıcı olmayan bir adımdı ve Azerbaycan ile barış antlaşması müzakerelerinin seyrini sekteye uğratıyordu.
Azerbaycan yetkililerini memnun etme saplantısıyla hareket eden Tsukerman, insanlık dışı açıklamalar yaparak Artsakh halkına uluslararası yardım sağlanmaması çağrısında bulundu: "Bakü onlara vatandaşlık ve ülkedeki diğer tüm vatandaşlarla aynı hakları teklif ederken Karabağ'ın Ermeni nüfusunun yabancı insani yardıma ihtiyaç duyduğunu iddia etmek saçmalıktır."
19 Eylül 2023'te Artsakh'a yönelik başlatılan Azerbaycan askeri saldırganlığını ve Ermeni nüfusun etnik temizliğini, Tsukerman, resmi Bakü'nün söylemini yineleyerek "terörle mücadele operasyonu" olarak nitelendirdi.
Tsukerman, Azerbaycan'a yakın Report ajansına verdiği röportajda şunları söyledi: "Azerbaycan'ın yerel nitelikteki terörle mücadele tedbirleri son derece etkiliydi ve bölücülerin 24 saatten kısa sürede teslim olması bunun en açık kanıtıdır."
Günler sonra Azerbaycan'ın "Trend" ajansına verdiği röportajda ise "İkinci Karabağ Savaşı, Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını işgaline son verdiği için, Güney Kafkasya açısından bir dönüm noktası olmuştur" dedi.
8 Kasım 2023'te Stepanakert’te düzenlenen askeri geçit törenini Tsukerman, "Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünün yeniden tesisini vurgulayan ve Azerbaycan hükümetinin başarılarını gözler önüne seren simgesel bir olay" olarak nitelendirdi.
Soruşturma merkezde
Şubat 2023'te "The Forbidden Stories"nin "Hikaye Yıkıcılar: Dijital etkileyiciler" serisinin "Trump destekçilerinden insan hakları savunucusuna: Bir gazetecinin peşine düşen dijital etkileyiciler" başlıklı soruşturması, diğer gazetecilerin yanı sıra İrina Tsukerman'ı yabancı hükümetlerin dahli olan bir "medya projesi" ile bağlantılı kişi olarak tanımladı.
Soruşturmada Tsukerman'ın, video ve makalelerinde ile televizyon çıkışlarında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Azerbaycan ve İsrail'in anlatılarını tekrarlayan New Yorklu bir avukat olduğu belirtildi. Tsukerman'ın ABD'de faaliyet gösteren Scarab Rising şirketi aracılığıyla "saldırı" ve "savunma" amaçlı "bilgi savaşı" hizmetleri sunduğu ve BM İnsan Hakları Konseyi'nde şüpheli bir Yemenli STK olan "Yemen bağımsız kadınlar koalisyonu"nu savunduğu da ortaya konuldu.
"Scarab Rising"'in web sitesinde Tsukerman'ın şirketin başkanı olduğu ve şirketin medya, iletişim, itibar yönetimi ve güvenlik stratejisi alanlarında uzmanlaştığı belirtilmektedir. Web sitesinde ayrıca Tsukerman'ın ve şirketinin ABD Adalet Bakanlığı'nın Yabancı ajanların kaydı (FARA) birimine kayıtlı olmadığı da "reddedilmektedir."
Twitter'da engellenen "Dezenformasyon kraliçesi"
19 Temmuz 2022'den itibaren Tsukerman'ın hesabı Twitter'da (şimdiki adıyla X) "platformun kurallarını ihlal eden dezenformasyonu defalarca yaymak" gerekçesiyle engellendi. Engelleme, Tsukerman'ın Toronto Üniversitesi bünyesindeki siber güvenlik araştırma grubu Citizen Lab'e yönelik kamuoyu önündeki eleştirileriyle eş zamanlı gerçekleşti.
Tsukerman, "Citizen Lab"'in İsrail yapımı casus yazılımlara odaklanmasının ve büyük ölçüde başka konuları görmezden gelmesinin siyasi motivasyonlu olabileceğini ileri sürdü. Polonyalı uluslararası yayıncı "TVP World"'ün 2023 tarihli bir makalesinde Tsukerman,"Citizen Lab"'e yönelik suçlamalarını yineledi.
Tsukerman'ın bu yorumları, İsrailli casus yazılım şirketi "NSO Group"'un ve Fas ile Suudi Arabistan gibi ülkelerin savunuculuğuyla örtüşmektedir. Onun yorumları, Uluslararası Af Örgütü "Amnesty International" ve "Citizen Lab"'in raporlarında sıklıkla taraflı olarak nitelendirilmektedir. Bu durum, "OSINT" (Açık kaynak istihbaratı) araştırmacıları ve gazeteciler arasında olumsuz tepkilere yol açmıştır. Söz konusu kişiler Tsukerman'ı yabancı hükümetler adına dezenformasyon yaymakla suçlamıştır. X platformundaki @Cthulhu_Answers ve @runasand (gazeteci Runa Sandvik) gibi eleştirmenler, Tsukerman'ın engellenme durumuna sıkça atıfta bulunarak onu otoriter rejimler tarafından yayılan anlatılarla bağlantılı "dezenformasyon kraliçesi" olarak tanımlamaktadır.
"X"'teki @İrinatsukerman hesabı, "İrina Tsukerman Dezenformasyon Yayıyor" adıyla, şunu kaydetmiştir: "İrina Tsukerman, çok sayıda ihlal nedeniyle "Twitter"'da kalıcı olarak engellendi."
Tsukerman'ın Azerbaycan yetkilileri tarafından doğrudan ücretlendirildiğine dair somut bir kanıt bulunmasa da resmi Bakü ve Azerbaycan yanlısı yapılarla olan sıkı bağları açıkça görülmektedir. İrina Tsukerman, Amerika Birleşik Devletleri'nde Azerbaycan devlet propaganda aygıtının önemli figürlerinden biri olmayı sürdürmektedir.