2026
2025-10-11
Şuşi Kutsal Kurtarıcı Ghazançetsots Kilisesi 2010'lu yıllar
Bakü'de 9 Ekim'de "Kayıp kişiler sorununun çözümüne yönelik çabaların birleştirilmesi ve iş birliğinin genişletilmesi" başlıklı uluslararası bir konferans düzenlenmiştir. Ardından konferans katılımcıları için Artsakh'ın çeşitli bölgelerine, bunların arasında işgal altındaki Şuşi'ye gezi organize edilmiştir.
Katılımcılar şehirde gezmişler ve Bakü tarafından 44 günlük savaş sırasında füzeyle bombalanan Şuşi'deki Kutsal Kurtarıcı Ghazançetsots kilisesini de ziyaret etmişlerdir.
Azerbaycan medyası tarafından yayımlanan Ermeni kilisesine ait fotoğraflardan, Bakü'nün burada yürütülen gelişigüzel onarım çalışmalarını tamamlamış göründüğü anlaşılmaktadır, zira inşaat izine rastlanmamaktadır. Yayımlanan fotoğraflara göre kilisenin kubbe haçı mevcut değildir.

Şuşi Kutsal Kurtarıcı Ghazançetsots kilisesinin 2025 yılında "Albanlaştırılmasının" ardından
44 günlük Artsakh savaşı sırasında, 8 Ekim'de kilise, Azerbaycan silahlı kuvvetleri tarafından iki kez hedefe yönelik füze saldırısına maruz kalmıştır.
Uluslararası insan hakları kuruluşu Human Rights Watch, Kutsal Kurtarıcı kilisesine yönelik füze saldırısına ilişkin bir rapor yayımlamış ve bunu "olası savaş suçu" olarak nitelendirmiştir.
"Kiliseye yöneltilen iki saldırı (ikincisi sırasında orada gazeteciler ve siviller bulunmaktaydı) kasıtlı görünmektedir. Bu saldırılar tarafsız biçimde soruşturulmalı, sorumlular ise hesap vermelidir" diye açıklamıştır "HRW'"nin Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson.
Savaşın ardından Bakü, kilisenin "restorasyonuna" başladığını duyurmuş, ancak bu çalışmalar Ermeni tarafının ve hiçbir uluslararası kuruluşun onayı ya da katılımı olmaksızın, gelişigüzel ve tuhaf bir biçimde yürütülmüştür.
Dahası, Azerbaycanlı yetkililer kiliseyi "Alban" olarak tanıtmış ve Artsakh topraklarındaki Ermeni dini mirasını tahrip etme ile kimliğini değiştirme konusundaki niyetlerini açıkça dile getirmiştir.
Daha 2022 yılının Şubat ayında, Azerbaycan Kültür bakanı Anar Kerimov, "Albanya'nın tarihi ve mimarisinde uzman bir çalışma grubunun oluşturulduğunu" açıklamış ve bunun sözde "Alban dini tapınaklarındaki Ermenilerin yazdığı sahte izleri silmek amacıyla" yapıldığını belirtmişti.
"Bu alanları çalışma grubu üyeleriyle inceledik ve denetimin ardından sonraki adımlarımıza karar vereceğiz. Bu alanlar henüz tamamen güvenli değil. Bölgelerin mayından temizlenmesinin ardından yerel ve uluslararası uzmanları oraya götürecek, Ermeni sahtekarlığını ve değişiklikleri belgeleyerek uluslararası kamuoyuna sunacağız" demişti Kerimov.
Ermenistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ise Kerimov'un açıklamasını ve "Azerbaycan kontrolündeki Ermeni dini ile tarihi-kültürel anıtları tahrip etmek ve kimliklerini değiştirmek amacıyla çalışma grubu kurulmasını" kınamıştı. "Komşu bir halkın tarihi-kültürel mirasını kasıtlı ve yasadışı biçimde sahiplenmeye ve onu tarihsel bellekten silmeye yönelik böyle bir yapının devlet düzeyinde oluşturulması, çatışmalar tarihi açısından bile benzersizdir. Bu durum, 44 günlük savaş süresince ve sonrasında Dağlık Karabağ'daki Ermeni tarihi-kültürel ve dini mirasına yönelik vandalizm ve tahrip vakalarının kasıtlı ve planlı bir nitelik taşıdığını, Dağlık Karabağ'ı yerli Ermeni nüfusundan arındırma politikasının bir parçasını oluşturduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır" denilmişti Ermenistan Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında.
Bakü tarafından düzenlenen uluslararası konferans ve bu kapsamda gerçekleştirilen işgal altındaki Artsakh topraklarına, özellikle Şuşi şehrine yönelik gezi, Azerbaycan'ın Artsakh'ın Ermeni tarihi-kültürel mirasını yeniden biçimlendirmeye ve inkar etmeye yönelik geliştirdiği siyasi stratejiyi gözler önüne sermektedir. Azerbaycan'ın resmi açıklamalarında tarihin ve kültürün siyasi araç olarak kullanılması, kiliseyi "Alban" olarak sunma ve "sahte Ermeni izlerini" silme yönündeki beyanlar, yalnızca uluslararası hukuk normlarını ihlal etmekle kalmayıp aynı zamanda Artsakh'taki Ermeni kimliğinin izlerini silmeyi hedeflemektedir.